Yeni StarCraft 2030’da açık dünya nişancı olacak, Blizzard tonu eski RTS’deki sert sınıra bağladı

Dan Hay oyunu “yıldızlararası western” diye tarif ediyor. Annalee Hartling kışlanın yere inip açıldığı sahneyi çocukluğundaki oyuna dönüş olarak anlattı. Tür değişiyor, atmosferin kirli ve asimetrik kalması isteniyor.
Yeni StarCraft 2030’da açık dünya nişancı olacak, Blizzard tonu eski RTS’deki sert sınıra bağladı

BlizzCon 2026’da yeni bir StarCraft duyuruldu. Önceki oyunlar gerçek zamanlı stratejiydi. Bu kez hikâye odaklı açık dünya nişancı olacak. Çıkış 2030 diye duruyor. Genel müdür ve yaratıcı yönetmen Dan Hay, etkinlikteki CGI fragmanı ve ilham kaynaklarını anlattı. Geliştirme operasyonları müdür yardımcısı Annalee Hartling de aynı fragmana bakışını verdi.

Hay’in orijinal StarCraft’ı sevme gerekçesi sert ve gerçekçi durması. Sınır bölgesinde geçiyormuş gibi hissettirdiğini söylüyor. Western gibiydi. Yıldızlararası bir western gibiydi. Eski RTS’yi oynarken duyduğu müzik, tanıdığı karakterler ve yaşadığı anları yeni oyuna taşımak istiyor.

Hay asimetriyi gerçek dünyadan alıp bu evrene basmak istediğini söylüyor

Hay’e göre eski oyun müzikten karakterlere, karşılaşmalara ve kurguya kadar sert, bazen kirli ve kusursuz olmayan bir dünya gibi duruyordu. Farklı gruplar arasındaki dengesizlik bu yüzden inandırıcıydı. Gerçek dünyada da asimetri var. Bu yüzden bunu kullanıp yeni StarCraft dünyasına yansıtmak ekip için önemliydi. Açık dünya nişancıya geçişin gerekçesi de aynı yerde aranıyor: resmi her çizildiğinde veya oyun konuşulduğunda, hikâyenin gerçek hayatta, gerçek bir zeminde geçmesi fikri aklarda duruyordu.

Bu, birim üretip haritayı yukarıdan yöneten RTS’nin bire bir kopyası olmayacağı anlamına geliyor. İstenen şey o eski oyunun havası. Kir, sınır kasabası hissi, tarafların eşit olmaması. 2030 tarihi daha önce “ciddiyiz” diye savunulmuştu. Bu röportaj o tarihi değiştirmiyor; tonu netleştiriyor.

Hartling kışlanın inişini yukarıdan değil içeriden görmek istediğini anlatıyor

Hartling fragmanda kışlaların havadan inip yere değdiği anı en güçlü kısım sayıyor. Sahne eski RTS’deki tepeden bakış değil, daha yakın bir açı. “O an çocukluğum gibiydi,” diyor. Oyuna başladığı ilk günler canlanmış. Kışlanın yere düşüp açılmasını izlemek ve dışarı çıkıp bakabilmek bir oyuncu için çok güçlü. Duygusal, büyüleyici ve güzel buluyor. Sahada olanı görmek, kışlaya girince kapının dışında ne olduğunu da görebilmek önemli.

Fragmanın adı Dominion diye geçiyor. Henüz oynanış videosu değil, sinematik tanıtım. 2030’a kadar tür, iki yönetici adı ve bu ton cümleleri duruyor. RTS seven kişi birim menüsünü değil, o kışlanın içinden bakılan sınırı bekleyecek. Nişancı seven kişi western kelimesinin kapalı koridor mu açık vadi mi olduğunu fragmandan sonraki panellerde görecek. Rts versiyonunu bayıla bayıla oynayan biri olarak fragman beni çok ciddi heyecanlandırdı diyebilirim. Sanırım yazı bitince bir kaç kez daha izleyeceğim...

Yorum Yaz
Yorum yapabilmek için giriş yap veya üye ol.
Yorumlar