Filistin 36’nın Kudüs gösterimi engellendi, film Oscar kısa listesine girdi
Annemarie Jacir’in 1936-1939 Filistin Arap Ayaklanması’nı konu alan Filistin 36 filmi, zorlu çekim sürecinin ardından uluslararası festivallerde ödüller kazandı. Kudüs’te planlanan gösterimi engellenen yapım, 2026 Oscarları için En İyi Uluslararası Uzun Metraj Film kısa listesine de girdi.- Yayınlanma: 19:33 - 31 Ağustos 202631 Ağustos 2026 - 19:33
- Güncelleme: 19:33 - 31 Ağustos 2026
- 12 kez okundu

Yönetmen ve senarist Annemarie Jacir’in son filmi Filistin 36, Filistin tarihinin en çalkantılı dönemlerinden birini beyaz perdeye taşıyor. Yapım, 1936’da İngiliz Mandası yönetimine karşı başlayan ve üç yıl süren Filistin Arap Ayaklanması’nı, tek bir kahraman yerine farklı hayatların kesiştiği geniş bir anlatıyla ele alıyor.
Filmin kamera arkasındaki süreç de oldukça zorlu geçti. Ekim 2023’te bölgede savaşın başlamasıyla çekimler durduruldu ve yapım ekibi planlanan sahnelerin bir bölümünü tamamlamak için Ürdün’e taşınmak zorunda kaldı.
Kudüs sahnesi başka bir şehirde çekilmedi
Jacir’in özellikle vazgeçmek istemediği sahnelerden biri, küçük bir kızın Kudüs surları boyunca koştuğu bölümdü.
Güvenlik koşulları nedeniyle yapımcılar bu sahnenin Kıbrıs, Yunanistan veya Malta’daki tarihi kentlerde çekilmesini değerlendirdi. Ancak Jacir, Kudüs’ün filmde yalnızca görsel bir arka plan olmadığını ve başka bir şehirle değiştirilemeyeceğini savundu.
Yönetmene göre surlar, hikâyenin kültürel ve duygusal kimliğinin doğrudan bir parçasıydı. Ekip bu nedenle Ürdün’deki çekimleri tamamladıktan yaklaşık bir yıl sonra Filistin’e dönerek kalan sahneleri çekti.
Jacir, projenin zamanla yalnızca bir film olmaktan çıktığını söylüyor. Yönetmene göre çekimlerin tamamlanması, oyuncular ve ekip için yaşanan koşullar karşısında bir tür direnme ve devam etme biçimine dönüştü.
Filistin 36 hangi dönemi anlatıyor?
Film, 1936-1939 Filistin Arap Ayaklanması sırasında geçiyor. Bu dönem İngiliz Mandası yönetimine karşı bağımsızlık taleplerinin yükseldiği, toprak anlaşmazlıklarının arttığı ve Avrupa’daki baskılardan kaçan Yahudi göçünün hızlandığı son derece karmaşık bir siyasi ortamla şekillendi.
Jacir, bu dönemi 1948 savaşı ve Filistinlilerin Nakba olarak adlandırdığı kitlesel yerinden edilme sürecini anlamak açısından önemli görüyor.
Yönetmene göre 1936’da yaşananlar sinemada yeterince ele alınmadı. Filistin 36 da tam olarak bu tarihsel boşluğa odaklanmayı amaçlıyor.
Film tek bir ana karakterin yolculuğunu takip etmiyor. Silahlı mücadeleye sürüklenen genç bir Arap, kuşatma altındaki köylüler, gerçeğin peşine düşen Oxford mezunu bir gazeteci, görevi ile vicdanı arasında kalan İngiliz yetkili ve şiddetin içinde büyüyen çocuklar aynı anlatıda buluşuyor.
Oyuncular kendi aile hikâyelerinden beslendi
Yapımın oyuncuları için anlatılan tarih yalnızca senaryoda kalan uzak bir geçmiş değildi. Filmde görev alan bazı isimlerin ailelerinde 1936 olaylarını yaşamış kişiler bulunuyordu.
Halid karakterini canlandıran Saleh Bakri bunun dikkat çekici örneklerinden biri. Bakri, Yafa Limanı’nda çalışan büyükbabasının fotoğrafını Jacir’e göstererek karakterinin fiziksel görünümünde bu fotoğraftan yararlanılmasını istedi.
Kostüm ve karakter tasarımında da aile arşivlerinden gelen bu görsel referans kullanıldı.
Çekimler sürerken bölgedeki güncel şiddetin devam etmesi, geçmiş ile bugün arasındaki çizgiyi oyuncular açısından daha da inceltti. Ekip bir yandan filmde çatışma sahneleri çekerken diğer yandan günlük yaşamında kontrol noktaları, ulaşım kısıtlamaları ve güvenlik sorunlarıyla karşı karşıya kaldı.
Jacir, bu koşulların oyuncuların performanslarına da yansıdığını düşünüyor. Ona göre ekibin filmi tamamlamaktaki kararlılığı, yapımın duygusal ağırlığını daha da artırdı.
Festival yolculuğu ödüller getirdi
Filistin 36, uluslararası festival yolculuğunda da dikkat çekti. Film, 2025 Toronto Uluslararası Film Festivali’ndeki gösteriminin ardından uzun süre ayakta alkışlandı.
Daha sonra Tokyo Uluslararası Film Festivali’nde En İyi Film ödülünü kazandı.
Ödülü yapım adına 12 yaşındaki oyuncu Wardi Eilabouni kabul etti. Filmin 1930’ların Filistin’ini merkezine alan az sayıdaki büyük ölçekli uzun metrajdan biri olması da festival çevrelerinde ayrıca ilgi gördü.
Yapım, 2026 Akademi Ödülleri’nde En İyi Uluslararası Uzun Metraj Film kategorisinin kısa listesine girmeyi de başardı.
Buradaki ayrımı yapmak önemli: Oscar kısa listesine girmek, filmin resmî aday olduğu anlamına gelmiyor. Kısa liste, Akademi’nin nihai adayları belirlemeden önce yaptığı eleme aşamasını ifade ediyor.
Kudüs gösterimi polis tarafından engellendi
Filmin uluslararası başarısının ardından Kudüs’teki Yabous Kültür Merkezi’nde bir gösterim planlandı. Ancak film ekibinin açıklamasına göre gösterim İsrail polisi tarafından durduruldu.
Ekip ayrıca yapımın gelecekteki gösterimlerini yasaklayan resmî bir bildirimin yayımlandığını belirtti.
Jacir, bu müdahaleyi beklemediğini ifade etti. Yönetmen, filmde İsrailli karakterlerin bulunmadığını ve hikâyenin esas olarak bir Filistin köyü, İngiliz Mandası yönetimi ve 1930’ların siyasi koşulları üzerine kurulduğunu söyledi.
Gösterimin durdurulmasına gerekçe olarak terörle mücadele mevzuatının gösterildiği aktarıldı. Buna karşılık kararın kapsamı ve yasağın başka bölgelerdeki gösterimleri de kapsayıp kapsamadığı konusunda ayrıntılı bilgi paylaşılmadı.
Film kolektif bir hikâye anlatıyor
Jacir, Filistin 36 için bilinçli olarak tek bir kahramana yaslanmayan bir yapı tercih ettiğini belirtiyor.
Yönetmenin anlatmak istediği şey, tek bir kişinin kahramanlığı değil; farklı toplumsal kesimlerin aynı tarihsel kırılma içerisinde nasıl hareket ettiği ve yaşananlardan nasıl etkilendiği.
Bu nedenle filmde köylülerden gazetecilere, çocuklardan İngiliz yetkililere kadar çok sayıda karakter aynı tarihsel sürecin farklı yüzlerini temsil ediyor.
Jacir, filmi kariyerinin en zor projelerinden biri olarak tanımlıyor. Buna rağmen 1936 ayaklanmasını ve bu dönemin Filistin tarihindeki yerini uluslararası izleyiciye ulaştırabilmiş olmaktan gurur duyduğunu söylüyor.
Filistin 36, Kudüs’teki gösterim engeline rağmen festival dolaşımını sürdürüyor ve Oscar kısa listesine girmesiyle uluslararası görünürlüğünü daha da artırmış durumda. Yapım, Avustralya’daki sinema gösterimleriyle de izleyicilerle buluşmaya devam ediyor.






