Akıllı gözlüklere 12 aylık ithalat yasağı gündemde
Avustralya’da akıllı gözlükler ve diğer giyilebilir kayıt cihazları için en az 12 aylık geçici ithalat yasağı gündemde. Teklif, rıza dışı kayıtların önüne geçmeyi ve kalıcı gizlilik kuralları hazırlanırken teknolojinin yayılmasını yavaşlatmayı amaçlıyor.- Yayınlanma: 13:48 - 27 Ağustos 202627 Ağustos 2026 - 13:48
- Güncelleme: 13:48 - 27 Ağustos 2026
- 17 kez okundu

Avustralya’da gizlice görüntü ve ses kaydı yapabilen akıllı gözlüklerin hızla ucuzlaması, yeni bir gizlilik tartışmasını beraberinde getirdi. Yeşiller Partisi, parlamentonun gelecek ay yeniden toplanmasının ardından akıllı gözlükler ve benzer giyilebilir kayıt cihazlarının ülkeye girişini en az 12 ay boyunca durduracak bir yasa tasarısı sunmaya hazırlanıyor.
Teklifin amacı teknolojiyi tamamen yasaklamak değil. Asıl hedef, kapsamlı gizlilik kuralları hazırlanırken cihazların toplumda kontrol edilmesi zor bir hızla yayılmasını önlemek. Tasarı aynı zamanda açık rıza olmadan kaydedilen görüntülerin saklanmasını ve paylaşılmasını da yasaklamayı öngörüyor.
Kameralı gözlükler 40 dolara kadar ucuzladı
Akıllı gözlüklerin yarattığı endişenin temelinde artık çok daha erişilebilir hâle gelmeleri bulunuyor. İlk nesil modeller 500 doların üzerinde fiyatlarla satılırken bugün bazı temel kayıt özellikli cihazları yaklaşık 40 dolara bulmak mümkün.
Üstelik bu ürünlerin önemli bir bölümü sıradan güneş gözlüğü veya numaralı gözlüklerden kolayca ayırt edilemiyor. Kullanıcı gövde üzerindeki küçük bir düğmeyle fotoğraf, video veya ses kaydını başlatabiliyor.
Bazı üreticiler karşıdaki kişiyi uyarmak için küçük bir kayıt ışığı kullanıyor. Sorun şu ki bu ışığı kapatmak, üzerini örtmek veya görünürlüğünü azaltmak oldukça kolay olabiliyor. Böyle bir durumda kaydedilen kişi çekildiğini fark etmeyebilir.
İçerik sosyal medyada yayımlandığında ise durum daha da karmaşıklaşıyor. Görüntüdeki kişi kaydın varlığını hiç öğrenmeyebilir veya fark ettiğinde içeriğin kaldırılması için uzun bir süreçle uğraşmak zorunda kalabilir.
Sorun yalnızca akıllı gözlüklerle sınırlı değil
Avustralya’da şu anda kaç akıllı gözlük kullanıldığı bilinmiyor. Ancak düzenleme yanlıları asıl riskin gelecekte ortaya çıkacağını düşünüyor.
Kamera teknolojisinin giderek küçülmesiyle benzer kayıt sistemlerinin kulaklık, yaka iğnesi, kolye veya kıyafetlere yerleştirilmesi mümkün hâle geliyor. Böylece bir kişinin kayıt yapıp yapmadığını anlamak çok daha zorlaşabilir.
Bu nedenle önerilen geçici yasak yalnızca gözlükleri değil, farklı biçimlerdeki giyilebilir kayıt cihazlarını da kapsayabilecek şekilde hazırlanıyor.
Rıza dışı kayıt ve paylaşım da yasaklanabilir
Yeşiller Partisi’nin hazırladığı teklif yalnızca ithalatı durdurmakla yetinmiyor. Gizlilik Yasası’nda yapılacak değişikliklerle, açık rıza alınmadan giyilebilir cihazlarla görüntü kaydetmek, bu görüntüleri saklamak veya başkalarıyla paylaşmak da yasaklanabilir.
Böylece gizlilik kurallarının yalnızca büyük şirketlere değil, kayıt yapan bireylere de uygulanması hedefleniyor.
Düzenleme alanı | Önerilen değişiklik |
|---|---|
İthalat | Akıllı gözlükler ve giyilebilir kayıt cihazları için en az 12 aylık geçici yasak |
Rıza dışı kayıt | Açık izin olmadan görüntü alınmasının yasaklanması |
Saklama ve paylaşım | Rıza dışı görüntülerin tutulması veya yayımlanmasının engellenmesi |
Yasanın kapsamı | Gizlilik kurallarının bireylere kadar genişletilmesi |
Denetim | Gizlilik Komiserine ek yetki ve finansman verilmesi |
İstisnalar | Görme engellilere yardım gibi meşru kullanım alanlarının korunması |
Uzun vadeli hedef | Giyilebilir kayıt teknolojileri için kalıcı düzenleyici çerçeve |
Görme engelli kişilere yardımcı olan cihazlar gibi meşru kullanım alanlarının ise kapsam dışında tutulması planlanıyor. Tasarı ayrıca kuralların gerçekten uygulanabilmesi için Gizlilik Komiserine daha fazla yetki ve bütçe verilmesini öngörüyor.
Bağımsız milletvekillerinden de destek geliyor
Teklife destek yalnızca Yeşiller Partisi’yle sınırlı değil. Bağımsız milletvekilleri David Pocock ve Kate Chaney de geçici ithalat yasağını destekleyen isimler arasında yer alıyor.
Pocock, gerekli yasalar hazırlanırken ithalatın durdurulmasının kamusal alanlardaki cihaz sayısını sınırlayabileceğini düşünüyor. Chaney ise tek başına bir ithalat yasağının yeterli olmadığını ancak mevcut gizlilik boşlukları giderilene kadar işe yarayabilecek geçici bir önlem olabileceğini savunuyor.
Buna rağmen tasarının kabul edilmesi kolay olmayabilir. Küçük partiler ve bağımsız milletvekilleri tarafından hazırlanan tekliflerin parlamentoda yasalaşma oranı tarihsel olarak düşük. Bu nedenle iktidar veya ana muhalefet kanadından daha geniş destek gerekiyor.
Hükümet de gizlilik riskini kabul ediyor
Başsavcı Michelle Rowland da akıllı gözlüklerin doğurduğu gizlilik riskleri konusunda endişelerini dile getirmiş durumda. Rowland, Gizlilik Komiserinden konuyu öncelikli olarak ele almasını istedi.
Hükümet kendi ithalat yasağını hazırlayıp hazırlamadığını henüz açıklamadı. Ancak yetkililer, meseleye yalnızca yasaklama açısından yaklaşılmaması gerektiğini savunuyor. Görme desteği, erişilebilirlik, güvenlik ve diğer meşru kullanım alanlarının korunması da önemli görülüyor.
Avustralya yönetimi gizlilik reformlarının ikinci aşamasında bu konuyu değerlendirmeyi planlıyor. Ülkede daha önce kişisel bilgilerin kötü niyetle yayımlanmasını engellemeye ve çocukların çevrimiçi gizliliğini güçlendirmeye yönelik bazı düzenlemeler kabul edilmişti. Ancak daha kapsamlı reformların önemli bölümü hâlâ tamamlanmış değil.
Gizli kayıtlar sosyal medya içeriğine dönüşüyor
Akıllı gözlüklerle ilgili kaygıların büyük bölümü, çekilen görüntülerin nasıl kullanıldığıyla ilgili. ABD ve İngiltere gibi cihazların daha yaygın olduğu ülkelerde spor salonları, plajlar, mağazalar ve diğer kamusal alanlarda gizlice çekilen görüntülerin taciz, aşağılama veya kişisel bilgileri ifşa etme amacıyla paylaşıldığı örnekler bulunuyor.
Bazı kullanıcılar çalışanları veya kendilerine tepki gösteren kişileri gizlice kaydedip bu görüntülerden eğlence içerikleri hazırlıyor. Daha ucuz cihazların yaygınlaşmasıyla aynı tür içeriklerin Avustralya’da da çoğalmasından endişe ediliyor.
Özellikle “rizzing” adı verilen videolar dikkat çekiyor. Bu içeriklerde kendisini flört uzmanı veya ilişki koçu olarak tanıtan kişiler, çoğunlukla kadınlarla halka açık alanlarda konuşmaya başlıyor. Karşılaşma akıllı gözlükle kaydediliyor ve görüntüler çoğu zaman karşı tarafın bilgisi veya açık rızası olmadan sosyal medyada yayımlanıyor.
Kadınlar ve azınlık grupları daha fazla hedef olabilir
Gizlilik savunucuları bu tür içeriklerin herkesi eşit ölçüde etkilemediğini söylüyor. Kadınların ve azınlık gruplarının gizli kayıtlarla hedef alınma ihtimalinin daha yüksek olabileceği belirtiliyor.
Kadınların kıyafetleri, davranışları veya alkollü olmaları üzerinden utandırıldığı videoların sosyal medyada sıkça paylaşıldığı, erkeklerin benzer davranışlarda aynı ölçüde hedef olmadığı ifade ediliyor.
Buradaki sorun yalnızca kötü niyetli kayıt değil. Kaydedilen kişi çekimin yapıldığını bilmiyorsa şikâyet etme, tazminat isteme veya içeriği kaldırtma hakkını kullanması da fiilen zorlaşıyor.
Kameralı kulaklık ihtimali endişeyi artırıyor
Digital Rights Watch’tan Tom Sulston, ilk etapta ithalat yasağına mesafeli yaklaşsa da kameraların farklı giyilebilir ürünlere taşınması ihtimalinin görüşünü değiştirdiğini belirtiyor.
Özellikle kameralı kablosuz kulaklıkların gündeme gelmesi, gizli veya fark edilmesi zor kayıt cihazlarının sayısının hızla artabileceği endişesini büyütüyor. Bu tür ürünler henüz kesinleşmiş olmasa da tartışmanın yalnızca akıllı gözlüklerle sınırlı kalmayacağını gösteriyor.
Electronic Frontiers Australia da benzer şekilde geçici satış ve ithalat sınırlamaları talep ediyor. Kuruluş, giyilebilir kameraların spor salonu ve plaj gibi alanlarda kötüye kullanıldığı örneklerin şimdiden görüldüğüne dikkat çekiyor.
Sürekli izleniyor olma hissi davranışları değiştirebilir
Gizlilik savunucularının üzerinde durduğu bir diğer konu da psikolojik etki. Çevredeki herhangi bir gözlük, kulaklık veya aksesuarın kamera taşıyabileceğini düşünmek, insanların kamusal alanlardaki davranışlarını değiştirebilir.
Telefonla kayıt yapan birini anlamak genellikle daha kolay. Kişi cihazı belirli bir yöne tutar ve çoğu zaman kayıt yaptığı açıkça fark edilir. Akıllı gözlük veya kulaklıkta ise böyle belirgin bir işaret bulunmayabilir.
Bu belirsizlik, insanların sosyal ortamlarda daha temkinli davranmasına, bazı etkinliklerden kaçınmasına veya kamusal alanlarda kendilerini sürekli gözetim altında hissetmesine yol açabilir.
Yeşiller Partisi tasarıyı parlamentonun gelecek ayki oturumunda sunmayı planlıyor. Kabul edilirse Avustralya, akıllı gözlükler ve diğer giyilebilir kayıt cihazlarının ithalatını gizlilik gerekçesiyle geçici olarak durduran ülkelerden biri olacak.
Tartışmanın asıl noktası ise teknolojiyi tamamen ortadan kaldırmak değil. Amaç, meşru kullanım alanlarını korurken rıza dışı kayıtları sınırlayan, mağdurlara gerçek haklar sağlayan ve teknoloji daha da görünmez hâle gelmeden önce uygulanabilir kurallar oluşturmak.






