Sosyal medya kullanımı 15 yaş altına yasaklanıyor
Yeni düzenlemeyle sosyal medya kullanımı 15 yaş altına tamamen yasaklanıyor. 13 yaş altı erişimi kapatılırken 13-16 yaş için ebeveyn onayı zorunlu olacak.- Yayınlanma: 15:53 - 1 Aralık 20251 Aralık 2025 - 15:53
- Güncelleme: 15:53 - 1 Aralık 2025
- 510 kez okundu

Sosyal medya kullanımının özellikle 10 yaş seviyesine kadar düşmesi hem ailelerde hem uzmanlarda endişe yaratırken yeni düzenlemeler için harekete geçildi. Ülkemizde çocukların dijital ortamlarla temasının giderek artması pek çok risk faktörünü gündeme taşıdığı için sosyal medya erişimine yaş sınırı getirilmesi artık kaçınılmaz bir değişiklik olarak değerlendiriliyor. Hazırlanan taslak kapsamında çocukların çevrimiçi güvenliğini artırmayı hedefleyen kapsamlı bir düzenleme planlanıyor. Bu düzenleme hem ebeveynleri hem teknoloji şirketlerini hem de kamu kurumlarını yakından ilgilendiriyor. Yeni sistemin devreye girmesiyle sosyal medya kullanım alışkanlıklarında belirgin bir değişiklik yaşanacağı öngörülüyor.
Sosyal medya platformlarının çocuklar üzerindeki etkisi dünya genelinde de önemli tartışma başlıkları arasında yer alıyor. Özellikle Avrupa ülkelerinde sert önlemler alınmaya başlanması Türkiye’deki çalışmalara hız kazandırmış durumda. Dijital risklerin artması, ekran süresinin kontrol edilememesi ve çevrimiçi şiddet gibi sorunlar yaş sınırını zorunlu hâle getiren nedenlerin başında geliyor. Teknoloji şirketlerinin mevcut yaş doğrulama sistemlerinin yeterli bulunmaması yeni bir yapının gerekliliğini ortaya koyuyor. Bu doğrultuda ülkemizde hazırlanan taslak gelişmiş doğrulama yöntemlerini ve çeşitli yaptırımları bir arada barındırıyor.

Yeni yaş sınırı düzenlemesi
Yeni düzenleme sosyal medya kullanımına 15 yaş altı için doğrudan erişim yasağı getirilmesini öngörüyor. Taslağın hazırlanmasında Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı ile Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ortak çalışma yürütüyor. Sürece ayrıca dijital güvenlik politikalarını uygulayan Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu da doğrudan dahil oluyor. Düzenlemeyi kamuoyuna duyuran isim ise yapılan komisyon toplantısında açıklamalarda bulunan Abdulkadir Uraloğlu oldu. Açıklamada çocukların sosyal medya platformlarından korunmasının artık acil bir ihtiyaç olduğu vurgulandı.
Hazırlanan taslağa göre 15 yaş altındaki kullanıcıların sosyal medya platformlarına erişimi tamamen yasaklanacak. Ancak yasada 15 veya 16 yaş sınırının uygulanabileceğine yönelik bir esneklik üzerinde de duruluyor. Düzenlemeye göre 13 yaşın altındaki çocukların sosyal medya kullanımına tamamen kapalı bir sistem oluşturulacak. 13-16 yaş arasındaki gençler ise ancak ebeveyn onayıyla hesap açabilecek ve içerikleri yalnızca aile denetimi altında takip edebilecek. Bu modelin dünyadaki örneklerle uyumlu olması yasa tasarısının uygulanabilirliğini artıran etkenler arasında görülüyor.
Ebeveyn onayı nasıl işlenecek
Düzenlemede en çok dikkat çeken konulardan biri ebeveyn onayı mekanizmasının nasıl çalışacağı oluyor. Taslak metne göre sosyal medya platformları için özel bir dijital ebeveyn doğrulama sistemi uygulanacak. Bu sistemde ebeveynlerin kimlik doğrulaması yapması ve çocuğun hesabını aktif şekilde yönetmesi gerekecek. Hesap açma süreçlerinde ek doğrulama adımları bulunacak ve platformlar bu adımları zorunlu olarak uygulamakla yükümlü olacak. Böylece aileler çocuklarının dijital davranışlarını daha sıkı bir kontrol mekanizmasıyla takip edebilecek.
Ebeveyn onayın zorunlu hâle gelmesi özellikle sosyal medya kullanımı erken yaşlara indiği için birçok riski azaltmayı hedefliyor. Siber zorbalık, uygunsuz içerik maruziyeti ve kimlik avı gibi tehditler bu yaş grubunda daha hızlı etkili olabildiği için yeni model bu tehlikeleri minimuma indirme amacı taşıyor. Taslak ayrıca ebeveynlerin platform içi raporlama araçlarına hızlı erişim sağlayacağı özel güvenlik menülerini de içeriyor. Bu menüler aracılığıyla ebeveynler hesap aktivitelerini görüntüleme, içerik kısıtlama veya süre sınırı koyma gibi özelliklere sahip olacak. Bu sayede aileler dijital denetimde daha etkin bir rol üstlenmiş olacak.
Yaş doğrulama nasıl yapılacak
Düzenlemenin en tartışmalı başlıklarından biri yaş doğrulama sistemi oluyor. Uzmanlara göre yaş doğrulama teknolojik olarak zor bir süreç olsa da kimlik doğrulama yöntemi öncelikli seçenek olarak değerlendiriliyor. Platformların hesap açma ekranlarına kimlik doğrulama zorunluluğu getirilmesi gündemdeki seçeneklerden biri. Bu yöntemin hayata geçmesi hâlinde kullanıcıların e-devlet benzeri doğrulama yöntemlerini kullanarak erişim sağlaması gerekebilir. Böyle bir sistem hem güvenliği artırabilir hem de yaş manipülasyonunun önüne geçebilir.
Teknoloji firmalarına getirilecek yeni yükümlülükler yaş doğrulama sürecinin yalnızca kayıt aşamasında değil, düzenli aralıklarla yapılmasını da zorunlu kılabilir. Uzmanlar yüz tanıma sistemlerinin de tartışıldığını ancak bu yöntemin mahremiyet açısından sorun yaratabileceğini belirtiyor. Bu nedenle kimlik doğrulama modelinin öncelikli tercih olması bekleniyor. Platformlara uygulanacak cezai yaptırımlar da yaş doğrulama sürecinin doğru şekilde uygulanmasını zorunlu kılıyor. Düzenleme ile birlikte platformların çok daha sıkı bir denetim çerçevesine tabi tutulacağı açıkça görülüyor.
Sosyal medya şirketlerine yaptırımlar
Yeni taslak sosyal medya platformlarının yalnızca yaş doğrulama değil, içerik akışı ve güvenlik politikaları konusunda da daha sıkı kurallara uymasını zorunlu kılıyor. Bu doğrultuda kurallara uymayan platformlara ciddi yaptırımlar uygulanması planlanıyor. Para cezaları, erişim bant daraltmaları ve geçici kısıtlamalar düzenleme kapsamında düşünülen yaptırımlar arasında bulunuyor. Özellikle çocuk güvenliğini ihlal eden platformların yüksek para cezalarıyla karşılaşması gündemde. Bu cezaların caydırıcı seviyede olması platformları daha dikkatli hareket etmeye zorlayacak.
Düzenlemede içerik üreticilerine yönelik bir yaptırım bulunmasa da platformların içerik filtreleme sorumluluğu artırılıyor. Bu durum sosyal medya algoritmalarının genç kullanıcılara gösterdiği içeriklerin daha sıkı denetlenmesine yol açabilir. Ayrıca platformların çocuklara yönelik reklam gösterimini kısıtlama zorunluluğu da getirilmesi planlanan düzenlemeler arasında yer alıyor. Bu sayede ticari içeriklerin çocuk kullanıcıları hedeflemesinin önüne geçilmesi amaçlanıyor. Tüm bu önlemler sosyal medya ortamını çocuklar için daha güvenli hâle getirmeyi hedefliyor.
Düzenlemenin yürürlüğe giriş süreci
Taslağın 2026 yılı başında Türkiye Büyük Millet Meclisi gündemine sunulması bekleniyor. Mecliste yapılacak görüşmelerin ardından düzenlemenin netleşmesi ve yıl içinde yürürlüğe girmesi planlanıyor. Bu süreçte kamuoyu görüşlerinin alınması, teknoloji firmalarının geri bildirim vermesi ve uzman raporlarının değerlendirilmesi bekleniyor. Düzenlemenin çocuk hakları ve dijital güvenlik temelli bir altyapıya sahip olması yasanın geçme ihtimalini güçlendiriyor. Yürürlüğe girdikten sonra ise sosyal medya kullanım alışkanlıklarında ciddi bir değişim yaşanacağı tahmin ediliyor.
Düzenlemenin yalnızca çocukları değil aileleri de ilgilendiren geniş kapsamı, konunun uzun süre gündemde kalacağını gösteriyor. Ebeveynlerin dijital okuryazarlık seviyesini artıracak kampanyalar da düzenleme ile birlikte devreye alınabilir. Bu sayede ailelerin çocuklarının çevrimiçi davranışlarını daha bilinçli yönlendirebilmesi sağlanabilir. Eğitim kurumlarının da bu süreçte bilgilendirme rolü üstlenmesi bekleniyor. Yeni düzenleme yalnızca bir yasak değil, aynı zamanda güvenli dijital gelecek için atılan önemli bir adım olarak görülüyor.






