Rüzgar ve güneş yatırımlarıyla Çin, küresel enerji dengelerini değiştiriyor
Çin’in rüzgar ve güneş yatırımları, fosil yakıtların küresel geleceğini sarsacak yeni bir enerji düzeni kuruyor.- Yayınlanma: 19:07 - 26 Eylül 202526 Eylül 2025 - 19:07
- Güncelleme: 19:07 - 26 Eylül 2025
- 323 kez okundu

Ember’in 2025 raporuna göre Çin, son on yılda temiz enerji alanında benzeri görülmemiş bir ivme yakaladı. 2015–2023 arasında fosil yakıt kullanımı sanayi, ulaşım ve binalarda %1,7 azalırken elektrik tüketimi %65 arttı. 2025’in ilk yarısında rüzgar ve güneş üretimi geçen yılın aynı dönemine kıyasla sırasıyla %16 ve %43 yükseldi. Haziran 2025’e kadar olan 12 ayda rüzgar ve güneş, ilk kez hidro, nükleer ve biyoenerjiyi geride bırakarak Çin’in elektrik üretiminde ana kaynak oldu. Sadece dört yıl önce bu seviyenin yarısına bile ulaşmamışlardı.
Bu büyüme devasa yatırımlarla destekleniyor. Çin yalnızca 2024’te temiz enerjiye 625 milyar dolar aktardı, bu küresel toplamın üçte birine eşit. Rüzgar ve güneş kapasitesi 2021’den bu yana ikiye katlanarak 1.400 GW’a ulaştı. Pil depolama kapasitesi ise üç kat artarak 95 GW’a çıktı. Şebekelere yapılan 85 milyar dolarlık harcama, yenilenebilir entegrasyonunu kolaylaştırarak kesintilerin önüne geçti. Elektrik, 2023 itibarıyla ülkenin nihai enerji tüketiminin %32,4’ünü oluşturuyor ve her yıl yaklaşık bir puan artış gösteriyor. Özellikle sanayide elektrik, ilk kez kömürü geride bırakmış durumda.
Küresel enerji dengeleri değişiyor
Bu dönüşüm yalnızca Çin’i değil, dünya piyasalarını da şekillendiriyor. Çin bugün küresel güneş paneli üretiminin %80’ini, rüzgar türbinlerinin %60’ını karşılıyor. Elektrikli araç, batarya ve ısı pompası ihracatında da açık ara lider. Dünya çapındaki temiz enerji patentlerinin dörtte üçü Çin’e ait. Bu durum, maliyetleri aşağı çekerken gelişmekte olan ülkelerin doğrudan temiz enerjiye geçişini hızlandırıyor. 2024’te bu ekonomilerin dörtte biri enerji tüketiminde elektriğin payını artırdı; üçte ikisi ise güneşten daha büyük pay elde etti.

Çin’in temiz enerji hamlesi, ulusal ekonomiye de devasa katkılar sağlıyor. 2024 yılında temiz enerji üretimi ve yatırımları 1,9 trilyon dolarlık ekonomik değer yarattı. Bu rakam Çin’in GSYİH’sinin onda birine denk geliyor ve neredeyse Avustralya’nın tüm ekonomisine eşit. Ember analistleri, bu ivmenin sadece iklim hedefleriyle ilgili olmadığını, aynı zamanda güvenli, ucuz ve rekabetçi bir ekonomik model oluşturduğunu belirtiyor. Çin, onlarca yıl boyunca küresel fosil yakıt talebinin motoruydu. Artık kendi tüketimi zirveye ulaşıp düşüşe geçerken, temiz teknoloji ihracatıyla küresel talebi tersine çevirmeye hazırlanıyor.
Fosil yakıt ihracatçıları açısından bu tablo alarm verici. Elektrifikasyonun hızlanması ve ucuz Çin teknolojilerinin yaygınlaşması, kömür, petrol ve gaz pazarlarında kalıcı bir düşüşün başlangıcı olabilir. Ember yöneticisi Sam Butler-Sloss’a göre bu, on yıllardır süren küresel talep artışının yapısal bir azalışa dönüşmesi anlamına geliyor. Yine de rapor, OECD dışındaki hızla büyüyen ekonomilerin Çin’deki düşüşü dengeleyebileceğini, dolayısıyla fosil yakıtların geleceğinin henüz kesin olmadığını hatırlatıyor. Çin’in attığı adımlar, küresel enerji oyununun kurallarını yeniden yazacak kadar güçlü görünüyor.






