ManpowerGroup, 2025 Yılı İş Gücü Trendlerini Açıkladı
ManpowerGroup’un “2025 Global İş Gücü Trendleri” raporu, iş dünyasında büyük bir dönüşümün kapıda olduğunu gösteriyor.- Yayınlanma: 15:53 - 26 Eylül 202526 Eylül 2025 - 15:53
- Güncelleme: 15:53 - 26 Eylül 2025
- 283 kez okundu

ManpowerGroup’un “2025 Global İş Gücü Trendleri” raporu, iş dünyasında büyük bir dönüşümün kapıda olduğunu gösteriyor. Rapora göre milyonlarca yeni meslek şekillenirken, bu rolleri üstlenecek bireylerden beklenen yetkinlikler de hızla evrim geçiriyor. Esnek çalışma modellerinin yaygınlaşması, artan verimlilik beklentileri ve süregelen yetenek eksikliği, şirketleri stratejik kararlarında yeniden düşünmeye zorluyor. ManpowerGroup, bu değişim sürecini şekillendiren 16 ana trendi kamuoyuyla paylaştı.
ManpowerGroup'un dijital dönüşümden sürdürülebilirliğe, yapay zekâdan çeşitlilik ve kapsayıcılığa kadar iş dünyasının temel dinamiklerini ele alarak gelecek yıllarda iş gücünü şekillendirecek 16 önemli trendi analiz ettiği “2025 Global İş Gücü Trendleri” raporu yayımlandı. Rapora göre, önümüzdeki yıllar 69 milyon yeni işin yaratılacağı ve 83 milyon işin ortadan kaldırılacağı bir değişim dönemi olacak. Küresel olarak, gerekli becerilerin 2030 yılına kadar yüzde 50 oranında değişeceği tahmin edilirken, üretken yapay zekânın bu değişimi yüzde 68'e kadar hızlandırması bekleniyor.
Konuyla ilgili değerlendirmede bulunan ManpowerGroup Türkiye Genel Müdürü Feyza Narlı, “ManpowerGroup olarak iş dünyasının dinamik yapısını ve sürekli evrilen ihtiyaçlarını yakından takip ediyoruz. Bu raporumuzda da dünya genelinde çalışma hayatını etkileyen önemli değişimlere odaklanarak iş dünyasına rehberlik etmeyi amaçlıyoruz. Çalışmamızda da ortaya koyduğumuz üzere dijitalleşme, sürdürülebilirlik ve çeşitlilik gibi temel dinamiklerin yanı sıra yapay zekânın iş gücü üzerindeki etkileri de giderek artıyor. Çalışanların gelişim süreçlerini desteklemek ve onları geleceğin iş gücüne hazırlamak da kritik konulardan bir diğeri. Ayrıca çalışma modellerindeki esnekliğin artması, çalışanların iş-yaşam dengesi arayışını da güçlendiriyor. Sonuç olarak, iş dünyası hızla değişirken, şirketlerin bu dönüşüme adapte olabilmesi için insan kaynağı stratejilerini güncellemeleri ve yenilikçi çözümler üretmeleri büyük önem taşıyor. ManpowerGroup olarak, Türkiye'deki işverenlere bu yolculukta rehberlik etmeye devam edeceğiz. dedi.
ManpowerGroup'un “2025 Global İş Gücü Trendleri” raporunda işlerin geleceğini etkileyen dört temel güç olarak genişleyen iş gücü, çalışmanın yeni yolları, dijital dönüşüm ve küresel değişimin hızlanışı gösteriliyor. Raporda bu temel güçlerin ortaya çıkardığı 16 temel trend ise şu şekilde özetleniyor.
İş dünyası 2020 yılından bu yana tamamen değişti. İşverenlerin ve bireylerin yaygınlaşan modellere uyum süreci hâlâ devam ediyor:
1-Üretkenlik Kaynaklı Baskı: Dünya genelinde çalışanların yaklaşık yarısı (yüzde 49) her gün iş yerinde orta ila yüksek düzeyde stres yaşadıklarını söylüyor. Yapay zekâ kullanan çalışanların yarısı (yüzde 47), işverenlerinin kendilerinden beklediği üretkenlik becerisini nasıl elde edecekleri konusunda hiçbir fikirleri olmadığını söylüyor. Araştırmalar, işyerinde anksiyete ve depresyon tedavisine yapılan yatırımın, çalışan üretkenliğinde ortalama 4 kata kadar artış sağladığını tahmin ediyor.
2-Çalışma Alanında Yaratıcılık ve İnovasyon: Bazıları için artan esneklik, zorunlu olarak yerinde çalışan akranları arasında kızgınlığa neden olabiliyor. Ofiste çalışmak zorunda olanların çoğu (yüzde 57) kurumlarının kişisel refahlarını ve iş-yaşam dengelerini desteklediğine hibrit meslektaşlarına (yüzde 76) göre yüzde 15 daha az katılıyor.
3-Ön Safların Gündemi: Bir zamanlar ön saflarda çalışanların işten sık ayrılmaları kaçınılmaz bir gerçeklik olarak görülüyordu. Ancak, artan yetenek açığı ile karşı karşıya kalan kuruluşlar bu çalışanlarla bağlantı kurmanın ve onları elde tutmanın yeni yollarını arıyor. Şirket liderlerinin yüzde 83'ü ön saflarda çalışanların karşılaştığı zorlukları anladığını düşünürken, çalışanların yalnızca yüzde 62'si anlaşıldıklarını düşünüyor.
3-Hızlı Yetenek Toplama: Dünyadaki çalışanların yüzde 60'ından fazlası (yaklaşık iki milyar kişi) geçimlerinin bir kısmını kayıt dışı istihdam yoluyla sağlıyor. Bununla birlikte kısa süreli sözleşmeler veya serbest çalışma ile karakterize edilen gig ekonomisi büyüyor. Şu anda bu çalışanlar küresel iş gücü piyasasının yüzde 12'sini temsil ediyor. Bu gruba bir ajans aracılığıyla atanan geçici işçiler, doğrudan kaynak kullanımı ya da kendi hesabına çalışanlar dâhil.
ManpowerGroup'un dijital dönüşümden sürdürülebilirliğe, yapay zekâdan çeşitlilik ve kapsayıcılığa kadar iş dünyasının temel dinamiklerini ele alarak gelecek yıllarda iş gücünü şekillendirecek 16 önemli trendi analiz ettiği “2025 Global İş Gücü Trendleri” raporu yayımlandı. Rapora göre, önümüzdeki yıllar 69 milyon yeni işin yaratılacağı ve 83 milyon işin ortadan kaldırılacağı bir değişim dönemi olacak. Küresel olarak, gerekli becerilerin 2030 yılına kadar yüzde 50 oranında değişeceği tahmin edilirken, üretken yapay zekânın bu değişimi yüzde 68'e kadar hızlandırması bekleniyor.
Konuyla ilgili değerlendirmede bulunan ManpowerGroup Türkiye Genel Müdürü Feyza Narlı, “ManpowerGroup olarak iş dünyasının dinamik yapısını ve sürekli evrilen ihtiyaçlarını yakından takip ediyoruz. Bu raporumuzda da dünya genelinde çalışma hayatını etkileyen önemli değişimlere odaklanarak iş dünyasına rehberlik etmeyi amaçlıyoruz. Çalışmamızda da ortaya koyduğumuz üzere dijitalleşme, sürdürülebilirlik ve çeşitlilik gibi temel dinamiklerin yanı sıra yapay zekânın iş gücü üzerindeki etkileri de giderek artıyor. Çalışanların gelişim süreçlerini desteklemek ve onları geleceğin iş gücüne hazırlamak da kritik konulardan bir diğeri. Ayrıca çalışma modellerindeki esnekliğin artması, çalışanların iş-yaşam dengesi arayışını da güçlendiriyor. Sonuç olarak, iş dünyası hızla değişirken, şirketlerin bu dönüşüme adapte olabilmesi için insan kaynağı stratejilerini güncellemeleri ve yenilikçi çözümler üretmeleri büyük önem taşıyor. ManpowerGroup olarak, Türkiye'deki işverenlere bu yolculukta rehberlik etmeye devam edeceğiz. dedi.
ManpowerGroup'un “2025 Global İş Gücü Trendleri” raporunda işlerin geleceğini etkileyen dört temel güç olarak genişleyen iş gücü, çalışmanın yeni yolları, dijital dönüşüm ve küresel değişimin hızlanışı gösteriliyor. Raporda bu temel güçlerin ortaya çıkardığı 16 temel trend ise şu şekilde özetleniyor.
Genişleyen İş Gücü
Giderek çeşitlenen iş gücü, çalışabilir iş gücü kavramını tanımlarken, çalışanların ne zaman ve nasıl çalışacaklarını da etkileyerek geleceği şekillendiriyor: 1-Z Kuşağı Yetkinlik Kazanıyor: Z kuşağı çalışanları, önceki kuşaklara kıyasla daha büyük zihinsel sağlık ve iletişim becerileri zorluklarıyla karşı karşıya. Z kuşağı çalışanları, mevcut işverenlerinin yeterli terfi fırsatları sunduğunu (yüzde 63), faydalı teknoloji araçları sağladığını (yüzde 80) ve yeni beceriler kazanma fırsatları sunduğunu (yüzde 76) en çok kabul eden grup. Buna karşın Z kuşağı çalışanları, önümüzdeki altı ay içinde mevcut rollerinden gönüllü olarak (yüzde 47) veya istemeyerek (yüzde 34) ayrılma olasılığı en yüksek olan grup. 2-Y Kuşağı Yöneticilerini Etkileyen Stres: Y kuşağı yöneticileri iş yerinde orta veya yüksek düzeyde günlük stres yaşadıklarını söyleme olasılığı en yüksek olanlar (yüzde 53) ve neredeyse üçte biri (yüzde 27) önümüzdeki altı ay içinde mevcut görevlerinden ayrılmalarının muhtemel olduğunu söylüyor. 3-İş Gücünde Cinsiyet Uçurumlarının Kapatılması: Kadınların küresel ölçekte yaşadığı ücret eşitsizlikleri sorunu devam ediyor. Dünya genelinde kadınlar, ortalamada erkeklerden yüzde 20 daha az kazanıyor. Ancak küresel olarak işverenlerin neredeyse yarısı (yüzde 48) ücret eşitsizliğini gidermek için harekete geçmekte geç kaldığını veya aradaki farkı kapatmak için girişim niyetlerinin olmadığını söylüyor. 4-DEIB Rotasında İlerliyor: Küresel ölçekte işverenlerin çoğu (yüzde 61) DEIB'nin (Çeşitlilik, Eşitlik, Kapsayıcılık ve Aidiyet) iş gücü konusunda stratejik planlamalarının önemli bir parçası olduğunu söylüyor.Çalışmanın Yeni Yolları
İş dünyası 2020 yılından bu yana tamamen değişti. İşverenlerin ve bireylerin yaygınlaşan modellere uyum süreci hâlâ devam ediyor:
1-Üretkenlik Kaynaklı Baskı: Dünya genelinde çalışanların yaklaşık yarısı (yüzde 49) her gün iş yerinde orta ila yüksek düzeyde stres yaşadıklarını söylüyor. Yapay zekâ kullanan çalışanların yarısı (yüzde 47), işverenlerinin kendilerinden beklediği üretkenlik becerisini nasıl elde edecekleri konusunda hiçbir fikirleri olmadığını söylüyor. Araştırmalar, işyerinde anksiyete ve depresyon tedavisine yapılan yatırımın, çalışan üretkenliğinde ortalama 4 kata kadar artış sağladığını tahmin ediyor.
2-Çalışma Alanında Yaratıcılık ve İnovasyon: Bazıları için artan esneklik, zorunlu olarak yerinde çalışan akranları arasında kızgınlığa neden olabiliyor. Ofiste çalışmak zorunda olanların çoğu (yüzde 57) kurumlarının kişisel refahlarını ve iş-yaşam dengelerini desteklediğine hibrit meslektaşlarına (yüzde 76) göre yüzde 15 daha az katılıyor.
3-Ön Safların Gündemi: Bir zamanlar ön saflarda çalışanların işten sık ayrılmaları kaçınılmaz bir gerçeklik olarak görülüyordu. Ancak, artan yetenek açığı ile karşı karşıya kalan kuruluşlar bu çalışanlarla bağlantı kurmanın ve onları elde tutmanın yeni yollarını arıyor. Şirket liderlerinin yüzde 83'ü ön saflarda çalışanların karşılaştığı zorlukları anladığını düşünürken, çalışanların yalnızca yüzde 62'si anlaşıldıklarını düşünüyor.
3-Hızlı Yetenek Toplama: Dünyadaki çalışanların yüzde 60'ından fazlası (yaklaşık iki milyar kişi) geçimlerinin bir kısmını kayıt dışı istihdam yoluyla sağlıyor. Bununla birlikte kısa süreli sözleşmeler veya serbest çalışma ile karakterize edilen gig ekonomisi büyüyor. Şu anda bu çalışanlar küresel iş gücü piyasasının yüzde 12'sini temsil ediyor. Bu gruba bir ajans aracılığıyla atanan geçici işçiler, doğrudan kaynak kullanımı ya da kendi hesabına çalışanlar dâhil.
Dijital Dönüşüm
Yapay zekânın geniş kitlelere ulaşması, dijital dönüşümü hızlandırıyor ve kuruluşların yapısını geliştiriyor: 1-Yapay Zekâda Şaşkınlıktan Sorgulamaya Geçiş: Dünya genelindeki işverenlerin neredeyse yarısı (yüzde 48) şu anda üretken yapay zekâ araçlarını kullanıyor ve yüzde 21'i de önümüzdeki 12 ay içinde bu araçlardan yararlanmayı planlıyor. Yapay zekânın benimsenmesi süreci hızlanırken, yüksek yatırım maliyeti (yüzde 33), gizlilik ve düzenlemeler (yüzde 31) ve yapay zekâ becerilerindeki eksiklikler (yüzde 31) işverenlerin en büyük endişeleri arasında yer alıyor. 2-İş Gücünün Kariyer Sürekliliği: Önümüzdeki yıllar 69 milyon yeni işin yaratılacağı ve 83 milyon işin ortadan kaldırılacağı bir değişim dönemi olacak. Ancak çalışanların çoğu bu değişim dönemini plansız geçiriyor. Liderlerin yüzde 69'u çalışanlarının bir kariyer planı olduğuna inanırken, çalışanların yalnızca yüzde 27'si bir kariyer planı olduğunu söylüyor. 3-Siber Güvenlik Geleceği: Teknoloji kesintilerinin sıklığı ve maliyeti arttıkça, doğru yetenekleri bulmak da giderek zorlaşıyor. 2024 yılında küresel ölçekte siber güvenlik yetenek açığı 4 milyona ulaştı. 2024 yılındaki küresel ekonomik belirsizliğe rağmen, dünya genelindeki IT işverenlerinin yüzde 76'sı hala ihtiyaç duydukları yetenekli IT çalışanlarını bulmakta zorlandıklarını belirtiyor. 4-Kurumsallaştırılmış İnovasyon: CEO'ların çoğu (yüzde 62) gelecekte inovasyon yapmak ve kazanmak için iş yapış şekillerini yeniden yazmaları gerektiğine inanıyor. Hatta CEO'ların neredeyse yarısı (yüzde 45) şirketlerinin mevcut çizgisinde devam etmesi halinde 10 yıl içinde yaşayamayacağına inanıyor.






