Birisi DOOM’u gebelik testinin ekranında çalıştırdı ve tuhaf donanım listesi orada bitmiyor
Kaynak kodu açık olduğu için 1993 oyunu kamera, hesap makinesi, diş fırçası, Neo Geo, yazıcı ve Commodore 64’e taşındı. Bazısı gerçek uyarlama, bazısı yayın veya parça değişimi.- Yayınlanma: 18:59 - 19 Eylül 202619 Eylül 2026 - 18:59
- Güncelleme: 18:59 - 19 Eylül 2026
- 32 kez okundu

1993’te çıkan DOOM PC oyununu değiştirdi, birkaç yıl sonra kaynak kodunun yayımlanması herkese kodu okuma, değiştirme ve başka donanımda koşturma yolu açtı. O günden beri oyunu en dar ve en saçma görünen aygıtlarda çalıştırmak bir gelenek haline geldi. Listede gebelik testinden buzdolabına, hesap makinesinden yazıcıya kadar örnek var. Hepsini aynı kefeye koymamak gerekir, çünkü bir kısmı gerçekten o silikonun üstünde koşuyor, bir kısmı ise ekrana başka yerden görüntü taşıyor.
Gebelik testi örneği ilk bakışta çarpıcı duruyor. Foone Turing, tek renkli küçük bir OLED taşıyan bir test kitinin içine DOOM’u oturtmuş. Orijinal LCD yalnızca dört sembol gösterebiliyordu, işlemci de oyunu kaldırmıyordu. İkisi Adafruit Trinket ve küçük bir OLED ile değiştirilmiş. O yüzden “test kitinin kendi çipinde çalıştı” demek doğru değil, gövde duruyor, iç donanım değişmiş. Ekranda oyun zorlanarak da olsa görünmüş. Düğme atanamadığı için Bluetooth klavye veya kumanda gerekmiş.
Dijital kameralarda iş daha yakın. 2000’lerin “akıllı” modelleri fotoğrafı bilgisayara bağlamadan düzenleyeyim diye işlemci ve bellek taşımış. Kodak DC290 Zoom, 8 MB bellekli bir PowerPC ile küçük bir bilgisayar gibi duruyordu. Bu kameralarda DOOM özel uyarlamalarla koşmuş, ses dahil çoğu şey çalışmış. Kontrol kamera düğmelerine bağlanmış, yani oyunu eldeki gövdeyle oynamak mümkün olmuş, şema hantal olsa da.
Buzdolabı çoğu zaman yayın, hesap makinesi ve diş fırçası ise gerçekten sıkışık uyarlama
Akıllı buzdolabının küçük ekranında DOOM görmek ilk anda şaşırtıyor. Çoğu örnekte oyun o buzdolabının işlemcisinde yerelden koşmuyor. Tizen kullanan modellerde Xbox Game Pass Ultimate ile yayın yapılabiliyor veya telefon ekranı yansıtılıyor. Donanım yeterli olabilir, fakat gördüğünüz şey çoğu zaman aktarım. Parti numarası olarak duruyor, “buzdolabı DOOM çalıştırdı” cümlesi abartılı kalıyor.
Hesap makinelerinde uzun bir geçmiş var. İlk durak TI grafik hesap makinesi. Erken uyarlamalar 3 KB bellek ve tek haneli megahertz ile yetinmek zorunda kaldığı için oyunun kaba bir yaklaşımıydı, yine de tek renkli o ekranda DOOM denebilecek bir şey duruyordu. Yeni makineler ses, karakter ve bölümlerle daha dolu sürüm koşturabiliyor. Sıkı güvenlik yüzünden yeni modele yüklemek eski modele göre zorlaşmış.
Elektrikli diş fırçasında öne çıkan örnek Aaron Christophel’in Evowera Planck Mini işi. Ekranı ve işlem gücü olan özel bir fırça gerekmiş. Kablosuz güncelleme yolundan ESP32 üzerine özel yazılım yüklenmiş, gövde sökülmeden yapılmış. Oyun motoru ve WAD dosyası 4 megabayta sığacak kadar sadeleştirilmiş. Fırçanın kendi düğmesiyle oynanamamış, Bluetooth fare bağlanmış.
Neo Geo ve yazıcı sınır zorluyor, Commodore 64 listesinin en ağır işi
Neo Geo 1990’da çıkan, ayrıntılı iki boyutlu sprite işleyen bir konsol. DOOM üç boyutlu uzayda geçiyor, Neo Geo geleneksel üç boyutlu oyunu kaldırmıyordu. Sprite ile üç boyutu taklit eden istisnalar olmuştu, gerçek üç boyut değildi. Yine de uyarlama denendi. DOOM64KB oldukça sıkıştırılmış bir sürüm, E1M1 çalışıyor ama çözünürlük çok düşük. DOOM-NG adlı daha dolu bir iş sprite tabanlı kare kare çiziyor, görüntü kesintili, buna rağmen gerçek Neo Geo donanımında E1M1’in durması ayrı bir başarı sayılıyor.
Yazıcıda iki yol var. Modern akıllı yazıcının küçük LCD’sinde ve işlemcisinde doğrudan uyarlama duruyor, oynanış kabul edilebilir. Daha tuhaf olanı Bringus Studios’un termal fiş kâğıdına her kareyi sırayla bastığı iş. Oyun sıra tabanlı bir kâğıt akışına dönüyor, pratikte oynanmıyor, emek olarak duruyor.
Commodore 64, DOOM’un çıktığı 1993’te üretimden kalkmıştı ve dönemin PC ihtiyacının gerisindeydi. Üç deneme var. Biri Raspberry Pi Compute modülünün ağır işi üstlendiği genişletme, oynanış iyi, yerel uyarlama değil. İkincisi nadir SuperCPU yükseltmesini zorunlu kılıyor. Üçüncüsü Steve McCrea’nın ışın tarama motoruyla standart Commodore 64 donanımında, ekstra kart olmadan E1M1’den E1M8’e müziği olmasa da oynanabilir bir yol açması. Listedeki en ağır iş çoğu kişiye göre bu üçüncü yol.
DOOM’u imkânsız görünen aygıta taşımak tamir merakı ve açık kaynakın birleşimi. 1993’teki birinci şahıs nişancı hâlâ bu yüzden güncel duruyor. Gebelik testi gövdesi, kamera düğmesi, diş fırçası ve Commodore 64 aynı oyunun ne kadar esneyebildiğini gösteriyor. Hangisinin gerçek uyarlama, hangisinin yayın veya parça değişimi olduğunu ayırmak listenin asıl işi.






